11. Anadolu Medya Ödülleri sahiplerini buldu
Bu yıl 11'incisi düzenlenen Anadolu Medya Ödülleri, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldığı programla sahiplerini buldu. Gecede NTV'den Osman Terkan Yılın Muhabiri Ödülüne layık görüldü.
Türkiye Basın Federasyonu'nun düzenlediği "11. Anadolu Medya Ödülleri" sahiplerini buldu.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen “Anadolu Medya Ödülleri” programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldı.
Çeşitli medya kuruluşlarında görev yapan basın mensuplarının ödül aldığı törende “Yılın Muhabiri” kategorisinde ödülü NTV ekibinden Osman Terkan kazandı.
Ödül kategorileri ve kazananlar şöyle:
Yılın Kanalı - TRT Kürdi
Yılın Ankara Temsilcisi - Mustafa Pala, Ülke TV
Yılın Fikir Adamı - Sadık Albayrak
Yılın Diplomasi Muhabiri - Yunus Paksoy, CNNTÜRK
Yılın Kültür Kanalı - TVNET
Yılın Moderatörü - Cem Açıkgöz, Bengü Türk TV
Yılın Ekonomi Kanalı - Blomberg TV
Yılın Gazete Genel Yayın Yönetmeni - Özay Şendir, Milliyet Gazetesi
Yılın TV Yöneticisi - Deniz Gürel, Tv100
Yılın Yayın Koordinatörü - Yeliz Tercanlı, Beyaz TV
Yılın Köşe Yazarı - Akif Bülbül, Türkiye Gazetesi
Yılın Vefa Ödülü – Gazzete, Filistinli ve Türk Gazeteciler
Yılın Dizisi - Uzak Şehir, Kanal D
Yılın Savunma Dergisi - SAVTEK, Yusuf Alabarda
Yılın Muhabiri - Osman Terkan, NTV
Yılın Yerel TV Genel Yayın Yönetmeni - Funda Altaş Şimşit, Altaş TV
Yılın Programı - MasterChef Türkiye, TV 8
Yılın Dijital İçerik Üreticisi - Cansu Canan Özgen
Yılın İnternet Haber Sitesi - Haberler.com
Yılın Yorumcusu - Melik Yiğitel, Türk Medya Ankara Temsilcisi
Yılın Yerel Radyosu - Keskin FM
Yılın Yerel TV Ana Haber Spikeri - Bilgehan Atay, Kanal 3
Yılın Yerel Gazetesi - Halıkent Gazetesi, Türk Basınının Nene Hatunu Esma Erdem Anısına
Yılın Ekonomi Yazarı - Faruk Erdem, Sabah Gazetesi
Yılın Genel Yayın Yönetmeni - Abdulhalik Çimen, A Haber
Yılın Haber Spikeri - Fatih Çimen, TRT Haber
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TEBRİK NOTU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise programa yazılı not gönderdi. Ödül olmaya hak kazanan kurumları ve medya mensuplarını gönderdiği notla tebrik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu isimleri belirleyen jüri üyelerimizi ayrıca kutluyorum. Sizlerin vasıtasıyla halkımızın doğru, güvenilir ve tarafsız bilgiye ulaşması için canla başla çalışan bütün basın emekçisi kardeşlerime ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Gazze'de şehit edilenler başta olmak üzere haber peşinde koşarken hayatını kaybeden basın mensuplarına Cenab-ı Haktan rahmet niyaz ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Beştepe'de gerçekleştirilen ödül törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldı.
YILMAZ: GAZZE'DE 270'İN ÜZERİNDE GAZETECİ İSRAİL SALDIRILARINDA ŞEHİT OLDU
Törende Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz bir konuşma gerçekleştirdi.
Dünyanın dört bir yanında zor şartlar altında haber peşinde koşan tüm basın emekçilerine görevlerinde başarılar dileyerek konuşmasına başlayan Yılmaz, "Kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına bölgemizin uzun süredir ardı arkası kesilmeyen krizler, savaşlar ve çatışmalar karşısında olduğunu biliyoruz. Kural tanımazlığın yaygınlaştığı bu ortam; kadınların, çocukların, masum sivillerin ve gazetecilerin hayatına mal olmaktadır. Gazze'deki İsrail zulmü, 10 ay önce varılan ateşkes hiçe sayılarak bin günü aşkın süredir devam ediyor. 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de 270'in üzerinde gazeteci İsrail saldırılarında şehit oldu. Bu süreçte, yeleklerinde ‘PRESS' ibaresi bulunan basın mensuplarını bile isteye hedef aldılar; gazetecilerin görevlerini yapmalarını engellemek için her türlü hukuksuzluğa başvurdular. Bu ağır tablo karşısında uluslararası medya kuruluşlarının sergilediği tutum da ibret vericidir. Basın özgürlüğü, tarafsız habercilik, haber alma hürriyeti, medya ve savaş hukuku söz konusu olduğunda yüksek perdeden konuşan pek çok yabancı basın kuruluşu, İsrail'in gazetecilere yönelik saldırılarını sadece seyretmekle yetindiler. Katliamları haberleştirirken bile failleri perdeleyen bir dil kullandılar" ifadelerini kullandı.
“ZALİMLERİ EN FAZLA KORKUTAN HAKİKATTİR, BUNUN AYDINLIĞIDIR”
Gezi olaylarında Türkiye'de haftalarca kamp kuran yabancı basın kuruluşlarının gözünde 73 bin masum ve 270 gazetecinin sadece birer istatistiğe dönüştüğünü aktaran Yılmaz, "Zalimlerin korkulu rüyası hakikatin aydınlığıdır. Zalimleri en fazla korkutan hakikattir, bunun aydınlığıdır. Cumhurbaşkanımızın mazlumlardan yana, hakikatleri gür şekilde ifade eden liderliğinde, bu zor zamanlarda insani değerleri yaşatan ve destekleyen basın mensuplarını yürekten tekrar kutluyorum. Hükümet olarak Türkiye Cumhuriyeti olarak işini hakka, hukuka, hakikate dayalı yapan basın mensuplarının yanında olmaya devam edeceğimizi her zaman gönlümüzün onlarla attığını ifade etmek istiyorum. Bu acılar elbet bir gün dinecek ve yaralar sarılacaktır. Geriye, yazılarıyla, beyanlarıyla ve çağrılarıyla kimin hakikatin yanında durduğu, kimin hangi odaklara hizmet ettiği kalacaktır" diye konuştu.
“MECLİSİMİZDE 467 KABUL OYUYLA TARİHİ BİR YASA GEÇMİŞ OLDU”
Terörsüz Türkiye hedefinin Türk milletinin geleceğini ve kardeşliği doğrudan ilgilendiren tarihi bir süreç olduğuna değinen Yılmaz, "Dün Gazi Meclisimizde 467 kabul oyuyla tarihi bir yasa geçmiş oldu. Bu çok önemli bir gelişme. 467 hatırladığım kadarıyla hiç olmadı. Varsa da ben bilmiyorum doğrusu. Çok tarihi bir oy oranı. Bu yüksek destek Terörsüz Türkiye konusunda milli iradenin tavrını, toplumun desteğini ve ulaşılan siyasi mutabakatı göstermesi bakımından son derece anlamlı değerli bir oy oranı. Bu açıdan gerçekten önemli bir gün yaşadık. Türkiye, on binlerce canına ve 2,3 trilyon doları aşan ekonomik kaynağına mal olan terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakalamıştır. Bu fırsatın heba edilmesine veya sabote edilmesine asla izin vermemeliyiz. Bu süreçte provokasyonlar ve dezenformasyon çabaları olabilir. Hassas bir sürece girmiş durumdayız. Özellikle silahların bırakılmasını kapsayan bu hassas dönemde basına da medyaya da çok önemli bir görev düşüyor" şeklinde konuştu.
“İSİMLERİMİZ FARKLI OLABİLİR AMA HEPİMİZİN SOYADI TÜRKİYE CUMHURİYETİ'DİR”
Ortak paydanın Türkiye Cumhuriyeti olduğuna değinen Yılmaz, şöyle konuştu:
“Ortak paydamız milletimizin huzuru ve ülkemizin güçlü, müreffeh geleceğidir. İsimlerimiz farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Halka hizmet ederken Hakk'ın rızasını gözetmek, görevimizi yerine getirirken hukuktan ve hakkaniyetten ayrılmamak hepimizin mesuliyetidir. Gazetecilik mesleğinin itibarını zedeleyen ve kişisel çıkarları kamu yararının önüne koyan yaklaşımlar karşısında, meslek ilkelerinin kararlılıkla korunması büyük önem taşımaktadır. Medya mensuplarımızın da sorumluluk bilinciyle hareket ederek iletişim ortamının güvenilirliğine katkı sunmayı sürdüreceğine inanıyorum. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde vesayetçilerin kalem oynattığı ve farklı seslerin bastırıldığı tek tipçi medya düzeni geride bırakılmıştır. Kim ne derse desin ‘geçmişte medya özgürlüğü vardı', ‘çoğulcu medya vardı', ‘bu zayıfladı' diye ifade edenlere şunu söylememiz lazım. Vesayetçi bir demokraside medya özgürlüğü olmaz. Çok sesliliği akıl ve fikir zenginliği olarak gören, medyanın demokrasimiz için taşıdığı değeri teslim eden bir anlayışla hareket ediyoruz.”